Tıbbi Uygulama Hatası (Malpraktis) Davası

Tıbbi Uygulama Hatası (Malpraktis) Davası

Günümüzde hasta sayısının artması ve hekim sayısının yetersiz kalması nedeniyle adı sıkça duyulmaya başlayan malpraktis; teşhis, aydınlatma ve tedavi sürecinde doktor, hemşire, sağlık çalışanlarının kasten veya ihmal ile hastayı zarara uğratmasına denmektedir. Malpraktis olarak da adlandırılan tıbbi uygulama hataları yalnızca hekim değil; diş hekimi, hemşire, sağlık memuru, hastane kaynaklı da yaşanabilmektedir. İzmir Bornova’daki Seyis Hukuk Bürosu olarak malpraktis davaları konusunda müvekkillerimize profesyonel destek sağlamaktayız. Malpraktis neticesinde zarar gören hastanın, zararın niteliğine göre maddi ve manevi tazminat talebinde bulunma hakkı doğmaktadır. Bunun yanı sıra tıbbi uygulama hatası nedeniyle bir suç ortaya çıkıyorsa bu durumda ayrıca ceza yargılaması yoluna da başvurulur. Malpraktis, hastalık sürecinin teşhis, hastayı bilgilendirme, tedavi gibi tüm süreçleri içerisinde yaşanabilir. Tıbbi uygulama nedeniyle hata, hastaya karşı kasıtlı olarak yapılmış olabileceği gibi sağlık personelinin ihmali, bilgisizliği veya tecrübesizliği nedeniyle de yaşanabilir. Seyis Hukuk Bürosu olarak İzmir genelinde sağlık hukuku alanında uzman avukatlarımızla süreç boyunca yanınızdayız. Hastalığın boyutuna göre yapılacak tıbbi müdahaleler birtakım riskler de içerebilmektedir. Bu durumda hastanın aydınlatılmış olması ve rızasının alınması malpraktisin ortaya çıkmasını engellemek açısından büyün önem arz etmektedir. Ancak her ne kadar hasta bilgilendirmesi yapılmış ve rızası alınmış olursa olsun, sağlık çalışanları tıp literatüründe genel olarak kabul görmüş olan tıbbi standartların dışında müdahalede bulunamazlar. Aksi halde tıbbi uygulama hatasının önüne geçmek de mümkün olmaz.

KOMPLİKASYON VE MALPRAKTİS AYRIMI

Hekim, mesleğinin gerektirdiği her türlü özeni göstermesine rağmen bazen istenmeyen durumlar da ortaya çıkabilir. Komplikasyon olarak adlandırılan bu sonuçlar, bir tıbbi uygulama hatası olarak kabul edilmez ve hekimin de sorumluluğunu ortadan kaldırır. Ancak komplikasyonun malpraktis kapsamına girmemesi için hastanın tedavi ve müdahale öncesinde yaşanabilecek riskler ve olumsuzluklar hakkında bilgilendirilmiş olması gerekmektedir. Hastaya yönelik aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmediği takdirde, komplikasyonun malpraktis kapsamına girmesi söz konusu hale gelebilir. Seyis Hukuk Bürosu, komplikasyon ve malpraktis ayrımı konusunda hukuki danışmanlık ve dava süreçlerinde etkin bir destek sunmaktadır. Hekim uygulayacağı tedaviyi seçerken fayda yarar dengesini gözeterek hasta için en az riskli yöntemi seçmelidir. Bu husus özen yükümlülüğünün de bir gereğidir. Ancak hastanın hiç tedavi olmaması, risklerin mevcudiyetine rağmen tedavi olmasına göre hastanın daha yararına görülebiliyorsa ve bu konuda hasta yeterince aydınlatılmış ve rızası alınmışsa artık tıbbi müdahale hukuka uygun gerçekleşmiş demektir. Böyle bir durumda meydana gelen komplikasyonlardan da hekim sorumlu olmaz.

TIBBİ UYGULAMA HATASI (MALPRAKTİS) DAVASININ HUKUKİ BOYUTU

Malpraktis, tıbbi uygulamanın çeşidine göre pek çok hukuki neden çerçevesinde ortaya çıkabilir. Bu durumda malpraktis nedeniyle açılacak davaların da kapsamı ve niteliği değişiklik göstermektedir. Hukuki açıdan teknik boyutlarda önemi olan bu hususlar, malpraktis davasının açılış ve işleyiş sürecinde önem taşımaktadır. İzmir’de faaliyet gösteren Seyis Hukuk Bürosu, malpraktis davalarında müvekkillerine kapsamlı hukuki hizmetler sunmaktadır. Kamu hastanelerde yapılan tıbbi işlemlere karşı davalar idarenin hizmet kusuru nedeniyle açılır. Bu durumda malpraktis davası idare hukukuna tabi bir şekilde yürütülür. Özel hastanelerde yapılan tıbbi müdahaleler sonucu ortaya çıkan malpraktis ise hasta ile özel sağlık kurumu ve hekim arasındaki hukuki ilişkinin durumuna göre nitelendirilir. Özel sağlık kuruluşlarına karşı açılacak malpraktis davalarının üç farklı hukuki dayanağı olabilir: 1- Haksız Fiil Nedeniyle Malpraktis Davası Hekim, hastaya yaptığı müdahalede tıbbi olarak gerekli olan ve genel olarak kabul görmüş tıbbi standartlara aykırı işlem yaptıysa bu durumda haksız fiil nedeniyle malpraktis davası gündeme gelir. Bunun yanı sıra, hasta ile hekim arasında özellikle bir tedaviye ilişkin sözleşme kurulmadan yapılan tedavinin yanlışlığı durumunda da haksız fiil kaynaklı malpraktis söz konusu olur. Örneğin; acil servise getirilen bir hastaya tıbbi standartlar dışında kalan bir müdahale yapılması haksız fiildir ve haksız fiil nedeniyle malpraktis davası açılmasını gerekitir. İzmir’deki hukuk büromuz bu tür davalarda müvekkillerine profesyonel destek sunmaktadır. Haksız fiile dayalı olarak özel hastane veya doktorlara açılacak malpraktis davalarında zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ceza davası zamanaşımı hükümleri uygulanır. 2- Sözleşme Hükümlerine Aykırılık Nedeniyle Malpraktis Davası Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında acil müdahale gerektiren sağlık sorunları dışında hekim ve hasta arasında bir sözleşme ilişkisi kurulu ve bu ilişki kapsamında tedavi süreci ilerler. Bu sözleşme niteliği gereği hastalık ve tedavi politikasının özelliğine göre vekalet sözleşmesi veya eser sözleşmesi olabilmektedir. Vekalet sözleşmesi gündeme geldiğinde hasta vekil eden doktor da vekil konumundadır. Eser sözleşmesinde ise doktor hasta üzerinde eseri meydana getiren konumundadır. Örneğin burun estetiği ameliyatı gibi plastik cerrahi kapsamına giren ameliyatlar tipik bir eser sözleşmesi örneği oluşturmaktadır. Eser ve vekalet sözleşmesi hükümlerine göre gerçekleştirilen operasyonlarda malpraktis davası açma süresi 5 yıldır. Seyis Hukuk Bürosu olarak bu tür davalarda etkin ve çözüm odaklı hizmetler sunuyoruz.

MALPRAKTİS DAVASININ KİME KARŞI AÇILACAĞI

Malpraktis davasının açılacağı mahkemeler, yanlış tedavinin meydana geldiği hastaneye göre değişiklik göstermektedir. Yani malpraktis davasına konu işlem devlet hastanelerinde meydana geldiyse, bu durumda doğrudan kamu kurumuna karşı dava açılır. Kamu hastanesinde çalışan ve devlet memuru statüsüne sahip olan doktor karşı doğrudan olarak dava açılamaz. Malpraktis davasına konu işlem özel hastanede yapıldıysa tazminat davası hem yanlış tedavi uygulayan doktora karşı hem de hastaneye karşı açılır. İzmir’deki Seyis Hukuk Bürosu, malpraktis davalarının doğru ve etkili bir şekilde yürütülmesini sağlamaktadır. Malpraktisin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi de mümkündür. Bu durumda, ceza hukukuna göre doktorun cezai sorumluluğu gündeme gelir. Doktor uygulama hatası, mağdura karşı taksirli veya kasıtlı bir hareketle işlendiğinde suç teşkil etmektedir. Tazminat sorumlusu doktorun suç teşkil eden fiili neticesinde yaralanma meydan gelmişse taksirle yaralama suçu, ölüm meydana gelmişse taksirle ölüme neden olma suçu işlenmiş olur. Suçun meydana geldiği durumlarda mağdurun cezai şikayet hakları malpraktis davasından ayrıca devam eder. İzmir Bornova’da bulunan Seyis Hukuk Bürosu olarak ceza davaları ve tıbbi malpraktis davaları konusunda hukuki destek sağlamaktayız. Seyis Hukuk Bürosu’nun tıbbi malpraktis davalarındaki uzmanlığı ve İzmir’deki deneyimiyle müvekkillerine sunduğu güvenilir hizmetler, sağlık hukuku alanında yanınızda olmaya devam ediyor.

Hemen Danışmanlık Talep Edebilirsiniz!

Hukuki sorularınıza hızlı ve profesyonel çözümler almak için hemen iletişime geçebilirsiniz.

Hukuki destek ve çözümler için uzman ekibimizle yanınızdayız, her adımda güvenli ve etkili bir rehberlik sunuyoruz.

Çalışma Saati
Pazartesi - Cumartesi

08:30 - 18:30

Bize Ulaşın
Call Now Button
Seyis Hukuk Bürosu | Güvenilir ve Etkin Hukuki Çözümler
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.